Gertrut Judas, siz de buradan dinleyiniz; zira panonuz kapalı ulaşılamıyor..
farkında değildim jeliza'm. kimbilir hangi vakit bir hışımla kapattığım panomu an itibariylen açmış bulunmaktayım. neyse, bu sebeple buralara da uğramış olmak çok güzel. zira şarkı ve yorum tartışılmaz:))
İkindi ağırlığı ve bulutlar üzerimizdeyken ve kahvemizi yudumlarken eşlik etsin istedim bize ;)
kelimelerimi unuttum, bulamıyorum...
Ama bu şarkı çok iyi geldi, çok iyi, çok...
teşekkür ederim
tarlaları icara verdiydik bir süre, bir süre de nadasa bıraktık. Gündöndülerden ümitliyim ürün verecek yakında...
Nice bu hasret-i dildar ile giryan olayım
Yanayım ateş-i aşkın ile büryan olayım
Görmedim gönül yüzünü ah u figan etmedeyim
Kapladı bu nar-ı firkat hüsn ü gam al u demi
Korkarım hacre kadar böylece suzan olayım
Sevdiğim rahmet yeter incitme artık kalbimi
Ger dilersen Yusuf u asa bend-i zindan olayım
Lütfi'yim bülbül gibi gülşende feryat eyledim
Vuslat-ı yar ile ancak şad-ı handan olayım
"..binlerce pazartesi geçti ömrümde
hangisiydi o çıkaramıyorum
bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
demek oldukça eski.."
//T.Uyar
bakıyorum kaç gündür, belki buralarda birkaç kırıntı,izmarit,okumadığım blog falan bulurum diye ama yok :(
Benime zaman kalmadı ne yenisini alabiliyorum,
ne de arttırabiliyorum.
Sırları dökülmüş bir ayna gibiyim. içimi dışıma çıkaramıyorum.
Meslek Onuru
Taş gibi adamım ben. Kendime hakim olmayı bilirim. Yılların deneyimi, yeteneğimin takdir edilmesi, bütün geleceğim risk altındaydı; yine de hiç belli etmedim.
"Ben bir hayvan sanatçıyım." dedim.
"Ne yaparsın yani?" diye sordu müdür.
"Kuş sesi çıkarırım."
"Üzgünüm, ama bunun modası çoktan geçti!.." dedi eliyle işaret ederek.
"Modası mı geçti? Nasıl olur? Bir kumrunun ötüşü; serçenin, bıldırcının, bülbülün şakıyışı, martının çığlığı; tarlakuşunun ezgileri?.."
"Banal," dedi müdür dudak bükerek.
Bu beni çok yaraladı ama hissettirmedim.
"Peki o zaman" dedim nazikçe. arkamı döndüm, açık pencereden uçup gittim.
bir dakikalık öyküler // ıstvan örkeney
Şimdi .. Şimdi bir çöplüğün içinden "Ben seni özledim len!" desem.. pis kokmaya hazır mısın?
bunun altına bir de güzel distörşın eklenirse mükemmel olur aslında... :)
Şehr-i Efkar...
Efkar.. "keder, dert, sıkıntı" gibi kokmasını "fikr"e borçlu.. Ne güzel. Efkar : "FİKİRLER" demek.. "fikir" ile "keder, dert, sıkıntı" arasındaki bağı anlatmaya gerek yok.. Hele bunun "şehri".. Oh be.. Tadından yenmez oldu!
Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlarda orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
İlkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
Turgut UYAR
üyesi olduğu bir topluluk yok